Bağışıklık sistemimiz, bizi virüs ve bakteri gibi zararlılardan korumak için tasarlanmış muazzam bir ordudur. Ancak bazen bu ordu, çevremizdeki aslında tamamen zararsız olan maddeleri (polen, ev tozu akarı, kedi tüyü) birer "ölümcül istilacı" olarak kodlar. Bu duruma tıpta "aşırı duyarlılık reaksiyonu" denir. Yani vücudunuz aslında sizi korumaya çalışırken biraz fazla ileri gider ve "yanlış alarm" verir.
Vücut bu zararsız maddeleri (alerjenleri) düşman bellediğinde, onları dışarı atmak için çeşitli yöntemler kullanır:
Alerjik reaksiyonlar genellikle dış dünya ile en çok temas eden bölgelerimizde yoğunlaşır:
Alerjilerin bir takvimi olabilir (bahar aylarındaki polenler gibi), ancak birçoğu evimizin içinde 365 gün bizimle yaşar. Ev tozu akarları, küf mantarları ve evcil hayvanların deri döküntüleri (dander), kapalı alanlarda en çok karşılaşılan "gizli düşmanlardır". Eğer şikayetleriniz eve girdiğinizde veya sabah uyandığınızda artıyorsa, odak noktanız ev içi hava kalitesi olmalıdır.
Alerji tedavisinde doktorların üzerinde birleştiği ilk ve en önemli kural şudur: Alerjenden Kaçınma. İlaçlar belirtileri baskılasa da, tetikleyici madde ortamdan uzaklaştırılmadığı sürece vücut alarm vermeye devam eder.
Vücudunuzun bu "yanlış anlamasını" kontrol altına almanın en etkili yolu, yaşam alanınızdaki alerjen yükünü azaltmaktır. Alman mühendisliği ile geliştirilen SEBO, tam da bu noktada devreye girer:
Sonuç olarak; vücudunuzun verdiği alarmı susturmanın yolu, onun düşman bellediği maddeleri ortamdan temizlemekten geçer. SEBO ile tanışın, evinizde yeniden derin bir nefes alın.
Bu metin yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Tıbbi öneriler veya teşhisler için bir uzmana danışın.